Ramazan sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan hurmanın vücut için faydaları saymakla bitmiyor. Orucun hurma ile açılması, gün içerisinde hızla boşalan karbonhidrat depolarının dolmasına, tatlı isteğinin giderilerek iştah kontrolümün sağlanmasına katkı sunabiliyor. Hurmanın faydaları bu kadarla da bitmiyor ancak hurma yerken dikkat etmemiz gereken bazı detaylar da var. Hurmayı nasıl yemeliyiz?
Hurma yerken dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?
Hurma nasıl bir besindir?
Hurma meyvesinin bileşiminin büyük bir kısmını başta glikoz ve fruktoz olmak üzere basit karbonhidratlar oluşturuyor.Yavaş ve geç sindirilen kompleks karbonhidratlar grubunda yer alan diyet lifleri bakımından da oldukça zengin. Ayrıca sıkça tükettiğimiz diğer meyvelerde bulunmayan bir aminoasit çeşitliliğine sahip. Hurma potasyum, fosfor, magnezyum, kalsiyum, sodyum, demir, çinko, bakır ve selenyum gibi birçok mineralin yanı sıra, B1, B2, niacin, B6 gibi B grubu vitaminler, A ve C vitamini ile antioksidan özellikteki fenolik bileşikler ve karotenoitler bakımından da yine zengin bir besin. Faydalarını ise şöyle sıralayabiliriz:
1-Tokluk hissi sağlıyor
Hurma, başta pektin olmak üzere çözünür diyet lifleri bakımından zengin bir meyve. Çözünür diyet lifleri su çekici özellikleri sayesinde mide içeriğinin akışkanlığını artırarak mide boşalmasını geciktirir, doygunluk hissi sağlar. İftar ve sahurda hurma gibi lif içeriği yüksek besinlere yer verir ve lif alımını bol su tüketerek desteklerseniz, iştah kontrolünüzün sağlanmasına ve tokluk sürenizin uzamasına yardımcı olursunuz.
2-Bağışıklık sistemini destekliyor
Yapılan araştırmalar, hurmanın bağışıklık sistemini uyarıcı etkilere sahip olabileceğini ortaya koyuyor. Hurmanın bu etkisi; bir polisakkarit olan beta glukan içeriğiyle ilişkilendirilmiş. Buna ek olarak hurmanın bileşiminde yer alan fenolik bileşikler, karotenoitler ve vitaminlerin de gerek antimikrobiyal etkileri gerekse antioksidan özellikleri sayesinde bağışıklık sisteminin desteklenmesinde rol oynadığı düşünülüyor.
3-Tatlı krizlerini gideriyor
Uzun süren açlık sonrasında vücudumuz kan şekerinin hızla normal seviyelere gelmesi ve boşalan depoların yerine konulabilmesi için bizi yüksek karbonhidrat içeren kaynaklara, yani tatlı besinlere yönlendiriyor. Bu nedenle iftar sofralarının vazgeçilmezi tatlılar, sınırlamakta en çok zorlanılan besinlerdir. Ancak kilo artışının önlenmesi ve kan şekeriyle ilgili düzensizliklerin yaşanmaması adına, tatlı ihtiyacını gidermek için meyvelerin doğal şeker içeriğinden faydalanmakta yarar var. Kendine özgü aroması ve yüksek tatlılık oranıyla hurma tatlı ihtiyacının karşılanması için iyi bir tercih olabilir.

5-Kalp sağlığını koruyor
Hurma, vücuttaki sıvı ve elektrolit dengesinin korunmasından sorumlu esansiyel bir mineral olan potasyumun mükemmel bir kaynağı olarak biliniyor. Potasyum sinirsel iletimin sağlanması,nabız ve kan basıncının kontrol edilmesinde görev alıyor. Araştırmalar, potasyum bakımından zengin diyetin kan basıncının düşürülmesine yardımcı olarak kalp-damar sağlığının korunmasına ve inme riskinin azaltılmasına yardımcı olduğunu ortaya koyuyor.
6-Göz hastalıklarına karşı koruyucu etki gösteriyor
Hurma yaşa bağlı göz hastalıklarının gelişimine karşı koruyucu bileşenler içeriyor. Zeaksantin ve lutein bitkilere sarı-turuncu rengini veren pigmentlerdir. Bu iki bileşik göz dokusunda yer alan karotenoitler olup, antioksidan özelliğe sahip. Bu nedenle zeaksantin ve luteinin yaşlı bireylerde katarakt ve makular dejenerasyon gelişiminin önlenmesinde yararlı olabileceği düşünülüyor. Yapılan çalışmalar hurmanın zeaksantin ve lutein bakımından güçlü bir kaynak olduğunu göstermiş.
Hurma nasıl yenmeli?
Hurmanın fazla tüketimi kilo artışına ve kan şekerinde dengesizliklere yol açabiliyor. Yemekten 1-1,5 saat sonra tüketeceğiniz 2-3 adet hurma ile 3 tam ceviz veya 1 avuç çiğ badem/fındık veya 1 su bardağı süt, tatlı ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olacaktır. Tatlı isteğinin en yoğun hissedildiği bu saatlerde yüksek kalori ve şeker içeren besinler yerine hurma tüketmek kilo ve kan şekeri kontrolüne yardım ederken günlük vitamin, mineral ve lif gereksinimlerinin karşılanmasına katkı sağlıyor.







